Her gün okulda geçirdiğiniz o 8 saat, yani tam 480 dakika, eğer akşam o masa başına oturulmuyorsa çöpe atılmış bir zamandan ibarettir.
Öğrenme Okulda Değil, Masada Tamamlanır
Eğitim sürecini bir tarım döngüsü gibi düşünün: Okul, tohumun toprağa bırakıldığı, yani “ekme” yeridir. Ancak o tohumun yeşermesi ve hasat edilmesi için gereken yer evdir; yani “biçme” alanı masanızdır. Öğretmen sınıfta konuyu anlatırken siz sadece pasif bir dinleyicisiniz; yani sadece duyuyorsunuz. Duyulan bilgi uçucudur, dayanıksızdır. Bilgiyi zihninizin derinliklerine kazıyan asıl güç, akşam o sessiz odada, dış dünyanın gürültüsü kesildiğinde başlar.
“Öğrenme okulda değil masada tamamlanır. Öğretmen anlatınca sadece duyarsın. Ama o bilgiyi beyne kazıyan şey akşam o masanın başında tek başına verdiğin savaştır.”
Bu “savaş” ifadesi tesadüf değildir. Masada verdiğiniz mücadele;
dikkatinizi dağıtan unsurlara,
anlamadığınız bir sorunun yarattığı bıkkınlığa
ve zihninizin kaçma isteğine karşı verilen gerçek bir savaştır. Bu savaşı kazanmadan bilginin gerçek kazananı olamazsınız.
Bilginin Sahibi mi Yoksa Misafiri mi Olacaksınız?
Emek verilmeyen, üzerinde ter dökülmeyen hiçbir bilgi kalıcı mülkünüz olamaz. Çaba harcamadan, sadece duyarak elde ettiğiniz bilgiler zihninizde kısa süreliğine konaklayan, ilk fırsatta da evi terk edecek olan geçici misafirlerdir. Bir bilginin gerçek sahibi olmak istiyorsanız, onun için yatırım yapmalısınız. Unutmayın ki başarı okul çıkışında başlar. Okul binasından adımınızı attığınız anda yaptığınız seçimler, sizin kim olacağınızı belirler.
“Emek vermediğin bilginin sahibi değil misafiri olursun.”
Bilgiye misafirperverlik mi yapacaksınız, yoksa onu hayat boyu kullanacağınız bir mülk haline mi getireceksiniz? İşte bu, akşam o masanın başında verdiğiniz karara bağlıdır.

Sonuç: Okul Çıkışındaki Seçiminiz; bilgi sahibi olmayı istemek veya istememek
Özetle; okulda geçirdiğiniz o koca 8 saat, akşam o masanın başına geçip geçmeme kararınıza göre ya büyük bir yatırıma ya da trajik bir zaman kaybına dönüşür. Ödev; sadece bir ödev değil, bir öz disiplin eğitimi, hatalarla yüzleşme cesareti ve bilginin sahipliğini alma mücadelesidir. Başarı okul binasının içinde değil, okuldan çıktıktan sonra başladığınız o bireysel süreçte gizlidir.
Şimdi kendinize dürüstçe şu soruyu sorun:
Bugün okulda duyduğunuz onca bilginin sadece uçup gidecek birer “misafir” olmasına razı mı olacaksınız, yoksa akşam o masaya oturup o bilginin mutlak sahibi olmayı mı seçeceksiniz?
Karar sizin, bedeli de sizin!
Hazırladığım ders içi başarı rehberi dosyasını aşağıdaki resme tıklayarak indir, sakla!




























