
Neler Öğrendik?
Mekke'den Yesrib'e (Medine) hicret, II. Akabe Biatı'ndan kısa bir süre sonra (Miladi 622 yılında / Nübüvvetin 13. yılı) gerçekleşmiştir
Mekke'den Yesrib'e (Medine) gerçekleştirilen hicretin temel sebepleri şunlardır:
- Mekke'de zulme uğrayan Müslümanlar için can güvenliği kalmamış ve dini özgürce yaşama imkânı tükenmiştir.
- Müşrikler Darünnedve'de toplanarak Hz. Peygamber'i öldürme kararı almış ve bir suikast grubu kurmuşlar.
- Mekke müşriklerini dize getirecek yeni bir siyasi ve idari merkez oluşturmak amacıyla gerçekleştirilmiştir.
Müşriklerin baskı ve engellemeleri nedeniyle diğer Müslümanlar Mekke'den gizlice ayrılmak zorunda kalmıştır. Yaşanan eziyetlere tepki gösteren Hz. Ömer ise müşriklerin gözü önünde Kâbe'yi tavaf edip iki rekât namaz kıldıktan sonra açıkça ve meydan okuyarak Yesrib'e doğru yola çıkmıştır.
Müşrikler Darünnedve adını verdikleri mecliste toplanarak Hz. Peygamber'i öldürme kararı almışlardır. Kabileler arasında doğrudan bir kan davası çıkmasını önlemek amacıyla da her kabileden bir gencin yer aldığı ortak bir suikast grubu oluşturmuşlardır.
Hz. Ali, Hz. Peygamber'in şehir dışına çıktığının anlaşılmaması için Resulullah'ın yatağına yatmıştır. Bununla birlikte Mekkelilerin Hz. Peygamber'e bıraktığı emanetleri sahiplerine teslim etme görevini üstlenerek hicretin emniyetle başlamasını sağlamıştır.
Hicret yolculuğu sırasında Hz. Peygamber (sav) ve yol arkadaşı Hz. Ebu Bekir, Yesrib yolunun aksi istikametinde bulunan Sevr Dağı'ndaki bir mağarada (Sevr Mağarası) üç gün boyunca saklanmışlardır.
Esma binti Ebu Bekir mağaraya yiyecek taşımış, Abdullah bin Ebu Bekir ise Mekke'deki gelişmeleri ve haberleri Hz. Peygamber'e ulaştırmıştır. Amir bin Füheyre ise koyun sürüsünü mağara çevresinde gezdirerek ayak izlerini yok etmiş, aynı zamanda gıda ve süt ihtiyacını karşılamıştır.
Hz. Peygamber, Tevbe suresi 40. ayette aktarıldığı üzere "Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir" diyerek arkadaşı Hz. Ebu Bekir'i teselli etmiştir. Nitekim mağara girişinin örümcek ağıyla kaplı olduğunu gören müşrikler içeri bakmadan bölgeden uzaklaşmıştır.
Kuba mevkisinde Külsûm bin Hidm'in evinde konaklanmış ve burada Kuba Mescidi inşa edilmiştir. Kuba'dan ayrıldıktan sonra Ranuna Vadisi'ne ulaşılmış ve Salim bin Avf kabilesinin bulunduğu bu bölgede İslam tarihinin ilk Cuma namazı kılınmıştır.
























