
İnsan, akıl ve irade sahibi olarak yaratılmış ve tercihlerinde özgür bırakılmıştır. Yaptığı tercihler bazen olumlu bazen de olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bu sonuçlardan sadece kendisi değil tüm varlıklar etkilenebilmektedir. Rum suresinin 41. ayetinde de bu hususa dikkat çekilmektedir.
Kaynaklarda Rum suresi 41. ayetin indirildiği dönemde dünyanın değişik bölgelerinde birtakım felaketlerin yaşandığı aktarılır. Konuyla ilgili rivayetlerde yaşanan felaketlerle ilgili haberlerin Hicaz’a ulaştığı ve bu ayetin Hicaz halkına uyarı amacıyla nazil olduğu nakledilir.

Ayette geçen fesat kavramı; “bozulmak, çürümek, sağduyudan uzaklaşmak” gibi anlamlara gelir. Orta yoldan uzaklaşmak, başkasının malına haksız yere el koymak, fesat kavramına verilen anlamlar arasındadır. Kur’an-ı Kerim’de on bir yerde geçen fesat kavramı Rum suresinin 41. ayetinde düzen ve dengenin bozulması anlamında kullanılmıştır.
“Karada ve denizde bozulmaların ortaya çıkması” ifadesi; karada ve denizde kasırgaların artması, arazilerin çorak hâle gelmesi, tatlı suların tuzlu su hâline dönüşmesi anlamlarına gelmektedir. Bununla birlikte şehirlerde veya kırsal kesimlerde bozulmanın yaşanması, kaynak sularının azalması, kıtlık, yangın, sel gibi felâketlerin artması, ölümlerin çoğalması, geçim sıkıntısının artması şeklinde de yorumlanmaktadır. Başka bir deyişle insanların yanlış uygulamaları neticesinde dünyanın her yerinde birçok olumsuzluk yaşanmaktadır.
Dünyada yaşanan çevre sorunlarının son yıllarda arttığı, maddi ve manevi birçok felakete neden olduğu bilinmektedir. Bu felaketler dünyayı giderek yaşanmaz bir hâle getirmektedir. Bu sorunlar insanın çevreye karşı sorumluluklarını yerine getirmemesinin bir sonucudur. Yaşanan sorunlar; insana sorumluluklarını hatırlatması, insanın çevreyle ilişkisini gözden geçirmesi, daha önce yaptığı hatalardan ders çıkarması açısından bir uyarı niteliği taşımaktadır.




















