Teknolojik gelişmelerin insan hayatına etkileri nelerdir?
Teknolojinin geliştirilmesinde ve kullanılmasında ahlaki ilkelere uymak gerekir mi?
İnsanın maddi çevresini kontrol etmek ve değiştirmek amacıyla geliştirdiği araç gereçler ile bunlara ilişkin bilgilerin tümüne teknoloji denir. Teknoloji, Türkçede “uygulayım bilimi” olarak adlandırılmaktadır.
Günümüzde sosyal medya, genetik, biyoteknoloji, yapay zekâ, savaş teknolojisi, sanal gerçeklik, dijital oyunlar gibi teknolojik alanlarda çok hızlı gelişmeler ve değişimler yaşanmaktadır. İnsanlar bugün, teknolojiye çok rahat erişebilmekte ve onu kullanabilmektedir.
Teknoloji alanında yaşanan gelişmeler; iletişim, bilgiye ulaşma, iş verimliliği, yaşam kalitesi, ulaşım, ekonomi gibi açılardan insanoğluna kolaylık sağlamaktadır. Bunun yanı sıra teknoloji doğru kullanılmadığında bağımlılık, veri güvenliği ihlali, işsizlik, sağlık sorunları, sosyal izolasyon, çevre kirliliği, güvenlik sorunları gibi birtakım olumsuzluklar ortaya çıkmaktadır.

Teknolojinin olumsuz etkilerini en aza indirmede ahlaki unsurların önemli bir işlevi vardır. Gerek teknolojiyi geliştirenler gerekse teknolojiyi kullananlar bu unsurlara uygun davranmalıdırlar. Bu sayede ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önüne geçilebilir.
Teknolojinin kötüye kullanımı insanlığa zarar verir. Bu sebeple teknolojinin üretilmesinde, geliştirilmesinde ve kullanılmasında ahlaki kurallara dikkat edilmesi gerekir. Teknolojiyi geliştirenler; onun insanlığa faydalı, hayatı kolaylaştırıcı, güvenli vb. özellikte olmasını amaçlamalıdır. Kullanıcılar ise siber zorbalık, yanlış bilgi paylaşımı ve nefret söyleminde bulunma gibi davranışlardan uzak durmalıdır.
Teknoloji alanında uyulması gereken başlıca ahlaki kurallardan biri de mahremiyettir. Teknolojiyi geliştirenler; kişilerin kimlik bilgileri, etnik kökeni, siyasi düşüncesi, dini, mezhebi, özel hayatı gibi alanlardaki önemli verilerini gizli tutmak ve izinsiz erişimlere karşı korumak için uygun güvenlik önlemlerini almalıdırlar. Aynı şekilde kullanıcılar da kendilerine ait verileri paylaşmamalı, başkalarına ait verileri elde etme, yayma gibi davranışlardan hem gerçek hayatta hem de sanal ortamlarda uzak durmalıdır. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’in “… Gizlilikleri araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın…” emrine uygun davranılmalıdır.
Yüce Allah’ın ahlaki ilkelerle ilgili koymuş olduğu emir ve yasaklar sosyal medya için de geçerlidir. Yalan, iftira, hırsızlık ve müstehcenlik gibi davranışlar günlük hayatta haram olduğu gibi sosyal medyada da haramdır. Kur’an-ı Kerim’de bununla ilgili olarak “Günahın açığını da gizlisini de bırakın!..” buyrulmaktadır. Hz Peygamber de “Zandan sakının. Çünkü zan, yalanın ta kendisidir. Birbirinizin konuştuğuna kulak kabartmayın, birbirinizin özel hâllerini araştırmayın…” buyurarak mahremiyet kurallarına uyulmasını istemiştir. İnsan bu tür ortamlarda yaptığı davranışlardan da sorumludur. Bu nedenle teknolojiyi her alanda doğru bir şekilde kullanmak her Müslüman’ın görevidir.


















