“Yarın kıyametin kopacağını bilseniz bile elinizdeki fidanı dikiniz.”
Hz. Muhammed (sav)
Çevre; canlı varlıkların içerisinde yer aldığı, onların hayatta kalmasını sağlayan fiziksel, kimyasal ve biyolojik faktörlerin toplamı şeklinde tanımlanabilir. Bir diğer tanıma göre çevre, canlıların yaşamını etkileyen dış faktörlerin toplamıdır. İslam’ın çevre ahlakının ilkeleri arasında; fıtrat, ölçü, denge, bütünlük gibi ilkelerin önemli bir yeri vardır.

Kâinattaki her varlık fıtratı gereği bir amaç doğrultusunda yaratılmıştır. Bu gerçek, Kur’an-ı Kerim’de “Gökleri, yeri ve bunların arasındakileri oynayıp eğlenmek için yaratmadık. Bunları hakikat ve hikmet çerçevesinde yarattık fakat çoğu bunu bilmez.” şeklinde dile getirilmiştir. Yüce Allah, bütün varlıkların belli bir ölçü ve dengeyle yaratıldığını bildirmiştir. Bununla ilgili bir ayette “… O her şeyi yaratan, yarattığına belli bir ölçüye göre düzen verendir.” buyrularak evrendeki ölçü ve dengeye dikkat çekilmiştir.
İnsanın çevreyle olan etkileşiminde ahlakın önemli bir yeri vardır. Kişinin ahlakı, çevreye karşı olumlu veya olumsuz tutum geliştirmesinde belirleyicidir. İslam’ın ahlak anlayışına göre insan çevreye karşı sorumluluk bilinciyle davranmalıdır.

Çevreyi oluşturan varlıklar bir bütünün parçasıdır ve bunlar arasında sürekli bir etkileşim söz konusudur. Parçaların birinde meydana gelen değişim bütün varlıkları etkiler. Evrendeki bütünlük ilkesi yok sayıldığında insanın çevreye bakış açısı değişir. İnsan, doğal kaynakları sadece kendi çıkarları için kullanmaya başlar. Çevrenin kendisine emanet edildiğini ve kendisinin de onun bir parçası olduğunu unutur ve birçok sorunla karşılaşır.
Çevre sorunlarının birçok alana olumsuz etkisi vardır. Sosyal alanda; göç, toplumsal huzursuzluk, savaş gibi sorunlar yaşanabilir. Sağlık alanında; bağışıklık sistemi ve solunum yolu hastalıkları, onkolojik, kalıtımsal, nörolojik hastalıklar ortaya çıkabilir. Tarım, hayvancılık, enerji, turizm gibi alanlarda ekonomik problemler oluşabilir. Çevre sorunları sadece insanları değil yeryüzündeki diğer canlıları da olumsuz etkileyebilir. Hayvanların yaşam alanlarının değişmesinde, bitki ve hayvan türlerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasında çevre sorunlarının da etkisi olduğu söylenebilir.

Yaşanan çevre sorunları büyük oranda insan kaynaklıdır. Bu sorunların en aza indirilmesi yine insanın elindedir. İslam’ın öngördüğü çevre ahlakı bilinciyle hareket eden insan, yaşanan çevresel sorunların üstesinden gelebilir. İnsan, yaratıcısını ve yaratılış amacını bilerek sorumluluklarını yerine getirdiğinde bu sorunlarla başa çıkabilir.

Günümüzde çevre ile ilgili pek çok sorun yaşanmaktadır. Bunlar arasında; su, toprak ve hava kirliliği öne çıkmaktadır. İnsanlar, çevreye karşı sorumluluklarını yerine getirmezlerse bu ve benzeri olumsuzlukların gelecekte katlanarak artması ve yeni sorunların ortaya çıkması muhtemeldir.

Küresel Isınma
Fosil yakıt kullanımı, sanayi faaliyetleri ve ormanların yok edilmesi gibi etkenler nedeniyle atmosferdeki sera gazlarının artması küresel ısınmaya yol açar.
Hava Kirliliği
Kentlerdeki düzensiz nüfus artışı, endüstri, ulaşım, egzoz gazı, baca dumanı gibi zararlı gazların doğaya salınımı hava kirliliğine neden olur.
Su Kirliliği
Endüstriyel, tarımsal, evsel vb. atıkların suya karışması; petrol sızıntıları ve bilinçsiz madencilik faaliyetleri su kirliliğinin başlıca nedenleri arasındadır.

Toprak Kirliliği
Tarım sektöründeki yanlış uygulamalar, kimyasal gübre ve ilaçların bilinçsiz kullanımı, zararlı atıkların toprağa karışması gibi sebepler toprak kirliliğine yol açar.
Biyoçeşitliliğin Azalması
Aşırı avlanma, doğal yaşam alanlarının tahribi, çarpık kentleşme ve iklim değişikliği biyoçeşitliliğin azalmasına neden olur.
İnsanın Çevreye Karşı Sorumluluklarından Bazıları
Ekosistemi korumak
Dünya, Allah’ın (cc) yarattığı canlı ve cansız varlıklardan oluşan bir bütündür. Bu varlıklar dünya ekosistemini oluşturur. Ekosistemde meydana gelebilecek sorunlar bütün varlıkları olumsuz etkiler. Bundan dolayı her insanın ekosistemi koruması gerekir.
İklim değişikliği ile mücadele etmek
Çağımızın büyük bir problemi hâline gelen iklim değişikliğinin en önemli sebebi küresel ısınmadır. İklim değişikliği tüm canlıları olumsuz etkilemektedir. Fosil yakıt kullanımını azaltmak, yenilenebilir ve daha verimli enerji kaynaklarını tercih etmek, ağaçlandırma ve ormanlaştırma faaliyetlerine katılmak iklim değişikliği ile mücadelede faydalı olacaktır.
Doğal kaynakları korumak
Dünyada yer altı ve yer üstü kaynakları sınırlıdır. Su, hava, toprak, bitki örtüsü gibi kaynakları israf etmek onların daha kısa sürede yok olmasına yol açacaktır. Bu nedenle doğal kaynakların amacına uygun, özenli ve bilinçli kullanılması gerekir.
Geri dönüşüme ve atık yönetimine destek olmak
Günümüzdeki çevre sorunlarından biri de kullanıldıktan sonra doğaya gelişigüzel atılan ve çevreye zarar veren atıklardır. Atık miktarını en aza indirmek, atıkların geri dönüştürülmesini sağlamak hem çevre temizliğine katkıda bulunacak hem de doğal kaynakların hızla tükenmesinin önüne geçecektir.
Sürdürülebilir üretim ve tüketimi desteklemek
Sürdürülebilir üretim ve tüketim; gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da göz önünde bulundurarak doğal kaynakları verimli kullanmaktır. Her birey bu konuda gelecek nesilleri de düşünerek hareket etmeli, üretim ve tüketim konusunda israf etmemeli, sürdürülebilir üretim ve tüketime destek olmalıdır.

















